Yaşlı ve şeker hastası kukla oynatıcısı, yeni bir oyun için tiyatroya geldiğinde, seyirciler çoktan yerlerini almıştır. Yaşlı kuklacı, tüm sakarlığıyla kukla sahnesini kurmaya başlar, seyirciyi farkeder ve adeta çıldırır. İşe yarayacağı zaman ortadan kaybolduğunu düşündüğü yardımcısına kızgınlığı bir yanda, oyunun gecikmesinin stresi bir yanda, söylene söylene dekorunu kurmaya devam eder. Aslında yardımcısı ortadan kaybolmamış canlanan kuklaların konuşmalarını kendi kafasından gelen sesler sandığı için tiyatrodan kaçmıştır.
Yaşlı ve sakar kuklacı dekoru bitirdiğinde, sıra oynatacağı kuklaları hazırlamaya gelir. O gün sahnede Pinokyo öyküsünü anlatacağını düşünen kuklacı, gerekli kuklaların bavulunda olmadığını fark eder. Yeniden yardımcısına söylenmeye başlayıp kuklaları aramak için gözden kaybolduğunda, sahne kuklalara kalmıştır. Yaramaz kuklalar kendisini çekiştirdiği sırada sahneye geri dönen ve kuklalarla burun buruna gelen kuklacı, hastalığı nedeniyle uykuya daldığında, oyunu kurtarmak yine kuklalara düşer. O günkü oyunu da kuklalar kendi kendilerine sahneleyeceklerdir. Ekip hazır olduğunda Kırmızı Başlıklı Kız oyunu sahnelenmeye başlar. Ama ne sahnelemek.. Karşımızda kukla dünyasının en kaprisli kukla kadrosunu görürüz. Didişmeler, atışmalar, çekiştirmeler arasında rol yapmaya çalışan kuklalardır bunlar. Yaşlı kuklacının da arasıra uyanması sonucunda, yabancılaştırmalarla dolu bir sahnelemeye dönüşen Kırmızı Başlıklı Kız oyunu bir türlü sonlanamayacak gibi görünmektedir. Avcı sahneyi terk etmiş, Kurt hafızasını yitirmiş, Kırmızı Başlıklı Kız sinirden delirmiş, büyükanne açlıktan saçmalamaktadır. Sahne Amiri kukla final şarkısını başlatarak oyunu nihayete erdirir.
Etkinlik Ücreti: 10,00 TL








