Çocuk Gelişimi

Çocuğu okul hayatında başarıya götürmenin ipuçları

Çocukların okula başlamasıyla birlikte, hayatlarında yeni bir sayfa açılıyor. Onlar için bu yeni sayfa zorluklarla, kaygılarla dolu. Ebeveynler ise, endişelerinin normal olduğunu onlara anlatabilmeli. Uzman Psikolog Ayben Ertem, çocukları okul hayatında başarıya götürmenin püf noktalarını anlattı.

Anne babalar ve çocuklar için okula başlamak duygusal olarak kolay bir durum değil. Birçok ebeveyn, çocuklarını okula gönderirken orada tek başına tüm gün yalnız başına birçok şeye karar vermek zorunda kalacak ve zorlanacak diye endişe yaşarken, bir yandan da bağımsız olacak olmalarına sevinerek kendi içlerinde karmaşa yaşayabiliyor.

Çocuğa okul hakkındaki düşüncelerini sorun

İlk defa okula başlayan çocukla iyi iletişim kurmanın öneminden bahseden Ertem, “Hayatında büyük değişiklikler olacağını ancak bu değişimlerin çok iyi değişimler olduğunu anlatın ve yeni şeyler öğrenecek olmasıyla ilgili onu heveslendirin ki o da kendine güvenli bir şekilde okula başlasın” dedi.

Okul hayatıyla ilgili farklı hususlardan bahsetmenin faydalı olacağını söyleyen Ertem, konuşmasına şu şekilde devam etti: “Yeni çevresine daha rahat adapte olabilmesi için onu biraz daha bağımsız hareket edebilmesi için cesaretlendirebilirsiniz. Birçok şeyi kendisinin yapmasına izin verin ki okulda zorluk çekmesin. Kendi başına giyinebilme, yemek yeme ellerini yıkamak, tuvalete gitmek, şişelerin kapaklarını açmak, ambalaj kapakları açmak gibi becerileri ne kadar çok edinmiş olursa okulda da o kadar rahat eder.”

Bunun dışında “Çocuğunuzla okulla ilgili duygularını konuşun” diyen Ertem, “Okul hakkında ne düşündüğünü sorun, size sorular sormasına izin verin, çocuğunuzu dinleyin ve onu eleştirmeden susturmadan sorularına mümkün olduğunca cevap verin ve onları kaygılandırmayın. ‘Daha sen kendi pantolonunu/ayakkabını giyemiyorsun, nasıl okula gideceksin’ gibi sözler söylemeyin” açıklamalarında bulundu.

Çocuğun okul heyecanını paylaşın

Ertem, en önemli adımın okulla ilgili olarak çocukla pozitif konuşmak ve onun heyecanını paylaşmak olduğunu söylüyor.

Okuldan eve geldiğinde onu soru yağmuruna tutmamak gerektiğini belirten Ertem, “‘Hoş geldin, nasılsın?’ diyerek gülümseyebilirsiniz” diyor ve ekliyor: “Çocuklar, soru yağmuruna tutuldukları anda pek cevap vermek istemezler; kendilerini rahat hissettikleri anda bilgi verirler. Bilgi vermeye başladıklarında da eleştirmeden dinleyin, duygularını yakalamaya çalışın. Sizin eleştirdiğinizi gördüklerinde bazı şeyleri saklayabilir ya da farklı aktarabilirler. Mutlaka soru sormak istiyorsanız da ‘Okul nasıl geçti, günün nasıldı?’ diye sorarsanız tek kelimelik cevaplar alabilirsiniz, onun yerine ‘Gününün en güzel kısmı neydi?’ veya ‘Bu günün hoşuna gitmeyen kısmı neydi?’ gibi sorular onun daha fazla detay bilgi alabilirsiniz.”

Arkadaşlarından şiddet gören çocuk ile iletişim

Bazı çocuklar okulda diğer çocuklar tarafından şiddet görebiliyor ya da diğer çocuklarla problem yaşayabiliyor. Bunu kendileri anlatmazsa, bilgi alırken yine soru yağmuruna tutmamak gerektiğini anlatan Ertem, “Bugünün hoşuna gitmeyen kısmı neydi sorusunu sorduğunuzda ‘X kişi bana vurdu’ diye anlatırsa, ‘Neden vurduğunu düşünüyorsun?’ diye ona sorabilirsiniz. Eleştirmeden ya da savunmaya geçmeden, olayın neden olduğunu, her iki çocuğun duygularını ve davranışlarını konuşabilirsiniz” ipuçlarını veriyor.

Bazen ebeveynler, çocukların kendilerini savunmalarını öğretmek amaçlı “Sana vurduysa sen de ona vur” diyebiliyor. Bunun, doğru bir yaklaşım olmadığını belirten Ertem, “Çocuğunuzu dinlerken anne-baba olarak içinizde bir sızı hissedebilirsiniz ve fazla reaksiyon verebilirsiniz; ama çocuğunuzu sakince dinleyip beraber birtakım stratejiler üretebilirsiniz. Çünkü karşı taraftan gelen tepkiye aynı cevabı vermek bir çözüm değildir. Çocuğunuza birisi ona vurmaya çalıştığında bundan kaçınması gerektiğini ya da karşı tarafı durdurmaya çalışmasını ve net bir dille bunun yanlış olduğunu belirtmesini ve o ortamdan uzaklaşmasını ve öğretmene ya da okul rehberine bu durumu bildirmesini öğretebilirsiniz” dedi.

Sorumluluk takvimi oluşturun

Ebeveyn ve çocuk arasındaki iletişim iyi olduğunda bu durumun, çocuğun evdeki sorumluluklarından okuldaki sorumluluklarına kadar her şeyine yansıdığını belirten Ertem, “Evde kurallar net olduğunda çok fazla soru sormak ya da açıklama yapmak gerekmeden küçük hatırlatmalar yapılabilir” diyor.

“Bir sorumluluk takvimi oluşturulabilir ve çocuğa, sorumlulukları sözel ya da küçük yazılı notlarla hatırlatılabilir. ‘Hala dersini yapmadın, hiç çalışmıyorsun, bütün gün bilgisayar, televizyon başındasın’ demek yerine, çocuğun televizyon ve bilgisayar başında geçireceği kurallar netleştirilebilir ve seçenekler sunulabilir” diyor.

Ertem, “Bilgisayar başında geçireceği süre günde 1 saat ise, sabahtan ya da öğleden sonra mı bilgisayarda olmak istediği bir seçenek olarak sunulabilir. Ancak, ders çalışmak ile ilgili seçenek yalnızca hangi ödevleri önce yapmak istediği ya da ‘Matematikte mi yardım istersin Türkçe de mi?’ gibi sorularla hem teşvik, hem de bir kısım sorumluluğu ona bırakmak anlamında yararlı olabilir” açıklamalarında bulundu.

Uzman Psikolog Ayben Ertem, çocuk hiçbir şekilde dersin başına oturmuyor veya oturduğu zaman hemen kalkmak istiyorsa, sürekli bilgisayar başındaysa ve ebeveynler ona engel olmak istediğinde hiddetleniyorsa, bir uzmandan destek alınması gerektiğini belirtiyor.

Yorumları Göster

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı

Cicicee'ye katılın!

Cicicee'deki yeniliklerden haberdar olmak için abone olun.

Bize katıldığınız için

teşekkür ederiz.

Cicicee'ye katılın!

Cicicee'deki yeniliklerden haberdar olmak için abone olun.

Bize katıldığınız için

teşekkür ederiz.