Anne Baba Okulu

Çocuklarda Televizyon İzleme Alışkanlığı

Çocuklarda televizyon izleme alışkanlığı takip edilmeli. Uzmanların verdiği bilgiye göre, çocuklar televizyon izleyerek saldırganlaşabiliyor. Olumsuz etkilenmemeleri ise en aza indirmek mümkün.

Çocukların yoğun şekilde maruz kaldıkları, onlara açık ve net mesajlar sunan televizyon etkileri üzerine yapılan araştırmalarda, çeşitli etki alanları tespit edildi. Araştırmalar özellikle saldırgan davranışlar, zihinsel ve dil gelişimleri üzerindeki etkilere yoğunlaşıyor.

televizyonun-cocuklara-olumsuz-etkileri

Televizyonun Çocuklar Üzerindeki Olumlu ve Olumsuz Etkileri

Çocuklarda televizyon izleme alışkanlığı doğru programlar seçildiği ve belirli bir zaman dilimini aşmadığı takdirde çocuklar için eğitici olacak, gelişimlerine katkı sağlayacaktır. Uzun süre, kontrolsüz bir şekilde televizyon karşısında durulması ise, çocukların gelişimini negatif etkileyecektir.

Ebeveynler mutlaka çocukları televizyon seyrederken onlarla beraber olmalı, ya da doğru programı ayarlayıp, program bitiminde çocuklarını televizyon karşısından almalıdırlar. Gereğinden fazla televizyon izleyen çocuklar, karşılıklı etkileşim ve iletişimden uzak kaldıkları için sosyalleşme konusunda sıkıntı çekmekte, kendilerini ifade etmekte de yaşıtlarından geri kalmaktadırlar. Dil gelişimi açısından ilk 3 yaş oldukça önemlidir, özellikle bu dönemde televizyon karşısında geçirilen vaktin fazla olması, çocuğun konuşmaya başlamasını geciktirecektir. Ayrıca, çocukların televizyon izlerken hareketsiz kalmaları, süre uzun tutulduğu takdirde fiziksel gelişimlerinin de olumsuz etkilenmesine sebep olmaktadır.

Bütün bu negatif etkilere karşılık televizyon belirli bir seviyede ve ebeveyn kontrolünde izlendiği takdirde çocukların yeni şeyler öğrenmesi, hayal güçlerinin gelişmesi, kelime haznelerinin genişlemesi açısından olumlu sonuçlar doğurmaktadır. Çocukların boş vakitlerine bağlı olarak ayarlanması gereken televizyon izleme süresi, günde 1-1 buçuk saati kesinlikle aşmamalıdır. Program seçimi çocuğun yaşına göre olmalı, program bitiminde ebeveynler çocuklarla konu hakkında sohbet eder gibi sorular sormalıdır. Bu tutum çocukların gördüklerini yorumlama ve kendilerini ifade etme becerilerini geliştirecek, televizyon karşısında geçen vakti daha anlamlı kılacaktır.

Televizyonun süresi kadar, seçilen programların niteliği de çok önemlidir. Ebeveynler kendi izledikleri programları çocuklarına izletmekten kaçınmalıdırlar. Gördükleri her şey bir şekilde bilinçaltlarına işlendiğinden bu tarz programlar çocuklarda şiddet eğilimi, argo sözcüklerin kullanımı gibi olumsuz davranışlara yol açabilir.

Televizyonun olumsuz etkilerinden kurtulup, çocukların gelişimine katkı sağlamak ebeveynlerin kontrollü yaklaşımları sayesinde oldukça mümkündür.

Televizyon ile saldırgan davranışlar arasındaki ilişki:

Araştırmalar, şiddet içerikli televizyon programlarının; toplumsal şiddete karşı duyarsızlaşma, şiddete karşı olumlu tutumların gelişmesi, suç oranının artması, çocukların saldırgan davranışları öğrenmesi gibi olası etkileri üzerine yoğunlaşmıştır. Çocukların şiddet ve cinsellik içeren televizyon programlarını ve çizgi filmleri izlemeleri, ruh sağlıkları açısından son derece sakıncalıdır. Çünkü bilindiği gibi çocuk, kişiliğini oluştururken en çok model alma yöntemini kullanmaktadır. Ancak aldığı modelin iyi ya da kötü olduğu ayrımına varamadığından, biz engellemediğimiz sürece televizyondaki yanlış modellerin özeliklerini benimsemesi muhtemeldir. Günümüzde çocuklar uzun saatler boyunca televizyon başında kalmaktadırlar. Türkiye’de çocukların, günde ortalama dört saat televizyon izlediğini söyleyen araştırma bulguları mevcuttur. Televizyon izlenen süre arttıkça, şiddet içeren görüntülerle karşılaşma ihtimali de artmaktadır.

Televizyon ile zihinsel gelişim-dil gelişimi arasındaki ilişki:

Doğru bir zaman ve içerik sınırlaması ile televizyon çok verimli bir eğitim, eğlence ve iletişim aracı olabilir. Çalışmalar, televizyonun çocuğun kelime dağarcığını arttırdığını, ilgi alanlarını genişlettiğini ve özellikle okul öncesi dönem için hazırlanmış özel programlarla; müzik, belgesel vb. programların genel olumlu etkilerini ortaya koymuştur.

Bununla birlikte uzmanlar; televizyon izlemenin, çocukların diğer faaliyetlerini engellediği, onları hareketsiz bıraktığı ve diğer çocuklar ile iletişimden uzaklaştırdığı için zihinsel gelişimlerini olumsuz yönde etkilediğini söylemektedirler. Genel bir ifadeyle, çocukların yaşlarına uygun ve özel hazırlanmış televizyon programlarını izledikleri ve televizyona ayırdıkları sürenin diğer faaliyetlerini engellemediği  durumlarda, televizyon çocukların zihinsel ve dil gelişimleri üzerinde olumlu etkilere sahiptir.

Televizyonun içerik ve süre açısından kontrolü ebeveynde olmalıdır. Haftalık olarak program yapılabilir; yaşına uygun çizgi filmler, çocuk programları, CD’ler seçilebilir. Özellikle televizyonun birlikte seyredilmesi, televizyonda karşılaşılan olaylar üzerine ebeveynin yorumları ile çocuğuna rehberlik etmesi, televizyon sonrası ise izlenenler üzerine konuşulması faydalı olacaktır. Bu açıdan bakıldığında eğitim, eğlence ve kontrol bir arada yapılmış olur; aynı zamanda ebeveyn-çocuk ilişkisi pekişir.

Çocukların televizyondan olumsuz etkilenmelerini en aza indirmek için neler yapabiliriz?

  • Çocuğun televizyon izleme süresi ile ilgili olarak; yaşı, yapması gereken diğer faaliyetler ve uyku ihtiyacı göz önüne alınarak onunla birlikte bir kural belirlemek.
  • Çocukların hangi televizyon programlarını, filmleri izledikleri hakkında bilgi sahibi olmak.
  • Televizyon programlarında ve sinemalarda izledikleri şiddet hakkında onlarla konuşmak.
  • Şiddet davranışlarının gerçek hayatta ne kadar acı verici olduklarını ve ne tür ciddi sorunlara yol açabileceklerini anlamalarını sağlamak.
  • Sorunların şiddet kullanmadan nasıl çözülebileceğini onlarla tartışmak.
  • Şiddete karşı davranışlar sergiledikleri her ortamda çocukları desteklemek ve takdir etmek.
  • Çocuğa; arkadaşlarından birinin diğerine vurduğu, küfrettiği, tehdit ettiği durumlarda sakin ama kesin sözcüklerle nasıl tepki gösterebileceklerini öğretmek; şiddete karşı durmanın ve direnç göstermenin daha fazla cesaret gerektirdiğini anlatmak.
  • Anne-babanın, kendi tavır ve tutumları ile çocuğa olumlu modeller olması.
  • Televizyonu asla çocuğu avutma aracı (yemek yedirmek, ağlamasını kesmek için vs.) olarak kullanmamak.
  • Çocuklar tam olarak anlamadıkları haberler ile ilgili olarak kendi hayal güçlerini kullanmaya başladıkları için, ona izlediği ve anlamadığı şeylerle ilgili anlayabileceği şekilde açıklama yapmak.
Yorumları Göster

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.