Sevgili Arkadaşlar, Güneşin bahçesine izinsiz girmiş bir uçurtmanın gölgesinde evcilik oynamaya… Ya da alı al moru mor bir horozun muştuladığı bir sabah, kâğıttan bir gemiyle, denizin ortasında çember çevirmeye… Ya da okul bahçelerine kurulu salıncaklarda “umutlar her sabah yeniden çiçekleniyor” deneyini yapmaya… Ya da ziller çalmadan mısır gibi patlayıp, oyunlarda yitip gidenlerle çok olmaya… Ya da aynalarda kalmış insan yüzleri eskimesin diye her gün bu kitaptan bir şiire gönül düşürmeye… Var mısınız? Öyleyse sizindir bu kitap ve onun kucağınıza usulcacık bıraktığı şiirler.